UYSAL - DEMİRALAY
ORTAK AVUKAT BÜROSU
www.uysal-demiralay.av.tr

 


TCK'da  UZLAŞMA - MAKALE

Av. Ayhan Nuri ÜNAL* 

5271 SAYILI CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDA

UZLAŞMA

 

                            A-UZLAŞMA :

                         Bilindiği üzere,Avrupa Birliğine uyum süreci içinde bir çok yasa gibi 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’da  apar topar Meclis gündemine getirilerek ,üzerinde yeterli inceleme ve değerlendirme yapılmadan ve bu düzenlemeleri hayata geçirecek alt yapı hazırlamaksızın T.B.M.M.’nce kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir.

                                   5271 sayılı C.M.K. ile getiren yenilikleri karşılayacak alt yapının olmaması nedeniyle uygulamada büyük sıkıntılarla karşılaşılmış ve yaşanan sıkıntıları gidermek amacıyla 25.05.2005 tarihinde 5353 sayılı yasa ve 06.12.2006 tarihinde 5560 sayılı Yasa ile iki kez değişikliğe uğramıştır.Olaya sadece ekonomik açıdan bakılmış ve bu nedenle yapılan her değişiklik , yasanın omurgasından bir parça götürmüş ve adil yargılanma açısından elde edilen kazanımlar teker teker yok olmaya başlamıştır.

                                   Uzlaşma , 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile ceza hukuku alanında getirilen yeni bir kurum olmasına rağmen ,amacına uygun ve gerektiği gibi uygulanamaması nedeniyle bugün büyük ölçüde önemini yitirmiştir.

                                   Hem uygulamada karşılaşılan sorunları gidermek hem de kamuoyunda  eleştiri alan bir kısım hususları düzeltmek amacıyla 5560 sayılı Yasasıyla bir dizi değişiklik yapılmıştır.Şöyle ki , 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın 24 ve 25.maddeleriyle C.M.K.nun 253 ve 254.maddeleri yeniden düzenlenmiş ,bir yandan uzlaşma sınırı genişletilmiş ,diğer yandan eleştiri alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda uzlaşma ortadan kaldırılmış,  41.maddesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24.maddesinde değişiklik yapılarak uzlaşma konusunda çocuklar için yapılmış olan özel düzenlemeye son verilmiş,45.maddesiyle 5237 sayılı T.C.K.nun 73/8.maddesinde yer alan uzlaşmaya ilişkin hüküm mülga olmuştur.

                                   5560 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden ÖNCEKİ düzenlemede ; uzlaşma kurumu hukuki dayanağını 5237 sayılı T.C.K.’nundan ,uygulamasını da 5271 sayılı C.M.K.’nundan almaktaydı.Bu anlamda 5237 sayılı T.C.K.nun 73/8 ve 5271 sayılı C.M.K.nun 253 ,254 ve 255.maddelerinde uzlaşma ile ilgili düzenlemeler bulunmaktaydı.Bu düzenlemeler ışığında; uzlaşma ,gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında kanunun uzlaşma yapılabilme olanağı verdiği suçlarla ilgili olarak failin veya sanığın, suçu ve eyleminden doğmuş olan maddi ve manevi zararların tümünü veya büyük bir kısmını ödemeyi kabullendiği, mağdurun da bu uzlaşma teklifini özgür iradesi ile kabul ettiğini bildirmesi  ve bu kabuller sonucu failin veya sanığın zararı ,uzlaşmaya uygun olarak tüm uzlaşma giderleri de dahil olmak üzere ödemesi halinde söz konusu olmaktaydı.Ancak ,bu düzenlemede şüpheli ve sanığın uzlaşma yoluna gidilebilmesi için suçu kabul etme şartının konması,uzlaştırıcı ücreti ve masraflarının C.M.K.bütçesi dışında tutularak şüpheli /sanık tarafından önceden peşinen yatırılma zorunluluğunun getirilmesi bu kurumun işlerliğini önemli ölçüde azaltan etkenlerin başında gelmekteydi.

                                    Şimdi ise ,19.12.2006 tarihinden sonra uygulamada uzlaşma kurumunu nasıl işleyecek bu konuyu açıklayalım.

 

                           B-UZLAŞMANIN TARAFLARI :

                                    1-Uzlaşmanın tarafları ;

                        a)Şüpheli,

                        b)Suçtan zarar gören veya mağdur,

                        c)Reşit olmamaları halinde şüpheli veya mağdurun kanuni temsilcisidir.

                                   2-5271 sayılı C.M.K.nun 253/1.maddesinde ; “ şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacağı “  hükme bağlanmıştır.Buna göre uzlaşma, ancak suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması halinde mümkün olacak,suçtan zarar görenin  devlet veya kamu hukuku tüzel kişisi olması halinde ise, artık uzlaşmadan bahsedilemeyecektir.

                                   3-Birden çok failin bulunması halinde uzlaşma nasıl olacaktır ?

                        Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda ,ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanacaktır (C.M.K.md.255).

                            4-Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaşma nasıl olacaktır ?

                                   Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için ,mağdur ve suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekmektedir(C.M.K.md.253/7).

 

                            C-UZLAŞMAYA KONU OLABİLECEK SUÇLAR ;

 

                                    1-Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar ;

                                               (C.M.K.md.253/1-a)

              a)T.C.K.md.86/2     -Basit tıbbi müdahaleyi gerektirecek yaralama,

                                       (T.C.K.nun md.88/1 gereğince)

                b)T.C.K.md.89        -Taksirle yaralama (Bilinçli taksir hali hariç ),

                                       (T.C.K.nun md.89/5 gereğince)

                c)T.C.K.md.102/1    -Cinsel davranışla vücut dokunulmazlığını ihlal,

 **(C.M.K.md.253/3 gereğince 19.12.2006 tarihinden sonra işlenen suçlar için uzlaşma mümkün DEĞİL ! )

                ç)T.C.K.md.102/2

                        ikinci cümlesi  -Eşe karşı cinsel saldırı,

**(C.M.K.md.253/3 gereğince 19.12.2006 tarihinden sonra işlenen suçlar için uzlaşma mümkün DEĞİL ! )

                d)T.C.K.md.104/1    -15 yaşını bitirmiş çocuğun rızasıyla cinsel ilişki,

**(C.M.K.md.253/3 gereğince 19.12.2006 tarihinden sonra işlenen suçlar için uzlaşma mümkün DEĞİL ! )

                e)T.C.K.md.105/1    -Cinsel taciz,

**(C.M.K.md.253/3 gereğince 19.12.2006 tarihinden sonra işlenen suçlar için uzlaşma mümkün DEĞİL ! )

                f)T.C.K.md.106/1

                        ikinci cümlesi  -Malvarlığı veya sair kötülük yapacağı iddiasıyla tehdit,

                g)T.C.K.md.116/1,2  -Konut dokunulmazlığını ihlal,

                h)T.C.K.md.117/1    -İş ve çalışma hürriyetini ihlal,

                ı)T.C.K.md.123       -Kişilerin huzur ve sükutunu bozma,

                i)T.C.K.md.125       -Hakaret(3/a ‘daki kamu görevlisine hakaret hariç),

                                       (T.C.K.nun md.131/1 gereğince)

                j)T.C.K.md.130       -Kişinin hatırasına hakaret,

                                       (T.C.K.nun md.131/1 gereğince)

                k)T.C.K.md.132      -Haberleşmenin gizliliğini ihlal,

                                       (T.C.K.nun md.139/1 gereğince)

                l)T.C.K.md.133       -Kişiler arasındaki konuşmanın dinlenmesi veya kayda alınması,

                                       (T.C.K.nun md.139/1 gereğince)

                m)T.C.K.md.134      -Özel hayatın gizliliğini ihlal,

                                       (T.C.K.nun md.139/1 gereğince)

                n)T.C.K.md.144/1a   -Paydaş malda hırsızlık,

                o)T.C.K.md.144/1.b  -Alacağın tahsili amacıyla hırsızlık,

                ö)T.C.K.md.146      -Kullanma hırsızlığı,

                p)T.C.K.md.151/1    -Mala zarar vermek,

                r)T.C.K.md.151/2    -Hayvan öldürmek,

                s)T.C.K.md.155       -Güveni kötüye kullanmak,

                ş)T.C.K.md.156       -Bedelsiz kalmış senedi kullanma,

                t)T.C.K.md.159       -Hukuki ilişkiye dayalı alacağın tahsili amacıyla dolandırıcılık,

                u)T.C.K.md.160      -Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde  tasarruf,

                ü)T.C.K.md.167/2    -Mala karşı suçların(yağma hariç) fıkrada belirtilen akrabalar tarafından işlenmesi,

                v)T.C.K.md.209/1    -Açığa atılan imzanın kötüye kullanılması,

                y)T.C.K.md.233/1    -Aile hukukundan doğan hükümlülüğü ihlal ,

                z)T.C.K.md.239/1    -Ticari sır,bankacılık sırrı veya müşteri sırrını ihlal,

 

                                    2-Şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın  5237 sayılı yasada yer alan (C.M.K.md.253/1-b);

              a)T.C.K.nun 86/1  ve 2.maddelerinde düzenlenen kasten yaralama ,

                b)T.C.K.nun 88.md.sinde düzenlenen kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi,

                c)T.C.K.nun 89.maddesinde düzenlenen taksirle yaralama,

                d)T.C.K.nun 116.maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını bozmak,

                e)T.C.K.nun 234.maddesinde düzenlenen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması,

                f)T.C.K.nun 239/1,2 ve 3.bentlerinde düzenlenen ticari sır,bankacılık sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçları,

                        Bu düzenleme 19.12.2006 tarihinden önceki yasal düzenlemede mevcut değildi. Dolayısıyla sanık lehine olması nedeniyle bu değişikliğin geçmişe dönük olarak uygulanması gerekiyordu. Ancak 5560 sayılı yasanın geçici 1.maddesiyle 5271 sayılı C.M.K.’na geçici bir madde eklenerek ; “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hükme bağlanmış olmakla beraber henüz kesinleşmemiş olan dosyalarda,uzlaşma kapsamının genişlendiğinden bahisle bozma kararı verilemez “ hükmü eklenerek geriye dönük olarak bir sınırlaması getirilmiştir.

 

                        3-Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olanlar hariç olmak üzere,diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaşma yoluna gidilebilmesi ancak kanunda açık hüküm bulunması halinde mümkündür (C.M.K.md.253/2 ).

                        a)5560 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği 19.12.2006 tarihinden önceki düzenlemede ,5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24.maddesiyle faili çocuk olan suçlarda uzlaşma koşullarında farklılıklar getirilmiş idi.Buna göre ;

            aa-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24.maddesinin 1.fıkrasında ;suça sürüklenen çocuklarla ilgili olarak uzlaşma, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı veya kasten işlenen ve alt sınırı iki (2) yılı aşmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren ya da taksirle işlenen suçlarda uygulanacağı,

        bb-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24.maddesinin 2.fıkrasında ;suç tarihini 15 yaşını doldurmayan çocuklar bakımından hapis cezasının alt sınırı üç(3) yıl olarak uygulanacağı hükme bağlanmıştı.

                        b)5560 sayılı yasanın 41.maddesiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24.maddesi yeniden düzenlenerek  “ C.M.K.nun uzlaşmaya ilişkin hükümleri suça sürüklenen  çocuklar bakımından  da uygulanır “ hale getirilmiş ve çocuklar için uygulanan özel uygulamaya son verilmiştir.

                        c)Buna göre ,artık 19.12.2006 tarihinden sonra işlenen suçlarla ilgili olarak suça sürüklenen çocuklar ile reşit kişiler arasında herhangi bir fark kalmamıştır.

 

D-UZLAŞTIRMA YOLUNA GİDİLEMEYEN SUÇLAR :

                                    1-5271 Sayılı C.M.K.nun 253/3.maddesi gereğince ; “ soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile ,etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda ,uzlaştırma yoluna GİDİLEMEZ. “ Buna göre ;

                        a)Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar ,

        aa-T.C.K.md.102     -Cinsel saldırı,

        bb-T.C.K.md.103    -Çocukların cinsel istismarı,

        cc-T.C.K.md.104/1  -15 yaşını bitirmiş çocuğun rızasıyla cinsel ilişki,

        dd-T.C.K.md.105    -Cinsel taciz,

 

                b)Etkin Pişmanlık Hükümlerine Yer Verilen Suçlar ;

        aa-T.C.K.md.93/1    -Organ veya dokularını satmak suretiyle organ ve doku ticareti suçunu işlemiş olanlar,

        bb-T.C.K.md.191/1  -Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olanlar,

        cc-T.C.K.md.191/2,4-Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan,kabul eden veya bulunduranlar ile tedavi talebinde bulunanlar,

        dd-T.C.K.md.201/1  -Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten,ülkeye sokan, nakleden ,muhafaza eden veya kabul edenler,

        ee-T.C.K.md.201/2  -Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten ,sokan,satan vb.eylemde bulunanlar,

        ff-T.C.K.md.221     -Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin etkin pişmanlık,

        gg-T.C.K.md.254     -Rüşvet alan,veren veya iştirak edenler,

        hh-T.C.K.md.274/1 -Yalan tanıklık edenler,

        ıı -T.C.K.md.275/2  -Yalan yere yemin edenin hüküm verilmezden önce gerçeğe söylemesi,

        ii –T.C.K.md.282/5   -Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklayanlar,

                    2-5237 sayılı T.C.K.nun 75/1.maddesi gereğince,ön ödemeye tabi suçlar uzlaşma kurumunun dışında bırakılmıştır.

                        5237 sayılı T.C.K.nunda ön ödemeye tabi suçlar ise,

       aa-T.C.K.md.182/1,1.cümle-Taksirle çevreyi kirletme,

        bb-T.C.K.md.289/3          -Muhafazasına bırakılan malı taksirle kaybetme veya bozma,

 

                            E-UZLAŞTIRICI          :

                              1-5271 Sayılı C.M.K.nun 253/9.maddesi gereğince ; “Şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi halinde, Cumhuriyet savcısı uzlaştırmayı kendisi gerçekleştirebileceği gibi,uzlaştırmacı olarak Avukat görevlendirilmesini Barodan isteyebilir veya hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirebilir.” Bu hükme göre uzlaştırıcı olarak ;

                  a)Cumhuriyet Savcısı (Soruşturmayı yürüten),

                  b)Avukat,

                Avukatın uzlaştırıcı olarak tayini iki şekilde gerçekleşir.Buna göre ;

            aa-Ya taraflar uzlaştırıcı Avukatın kim olacağı konusunda anlaşmaya varmışlarsa  o Avukat uzlaştırıcı olarak görev yapacak, (Her ne kadar bu ihtimal,kanun metninden açıkca anlaşılamıyorsa da ,bu maddenin 5560 sayılı yasadan önceki halinde bu ihtimale yer verilmesi ve uygulamada tarafların anlaştıkları bir Avukat tarafından yapılmış bir uzlaşmanın kabulü konusunda bir sıkıntının doğmayacağı düşüncesindeyim.)

            bb-Ya da taraflar uzlaştırıcı Avukatın kim olacağı konusunda aralarında anlaşamamışlarsa , bu halde C.Savcısı, uzlaştırmacı olarak bir Avukat görevlendirilmesini Barodan isteyecektir.

                  c)Hukuk öğrenimi görmüş kişiler  ,

                        Hukuk öğrenimi görmüş kişilerden kasıt, üniversitelerin hukuk fakültelerinden mezun olmuş kişilerdir.Bunun aksini düşünmek doğru değildir.

                        Bu nedenle yasa koyucunun ,hakim ,savcı ve Avukat haricinde “ hukuk öğrenimi görmüş kişiler “ diye bir ayırım yaparak ,ayrı bir grup oluşturulmuş olmasına bir anlam verebilmiş değilim.Çünkü bu grup kapsamına , ilk bakışta emekli olup da Avukatlık yapmayan hakim ve savcılar ile hukuk mezunu olup da başka işlerle iştigal eden kişiler dahil olacaktır ki ,bu gruba girenlerin ne derece bu göreve talip olacakları ya da bu müesseseye ne derece fayda sağlayacakları ayrı bir tartışma konusu olacaktır.

                        Bununla birlikte uzlaştırıcı olarak görev alacak olan Avukat hangi niteliklere sahip olması gereklidir ?Sorusunu cevap veren herhangi bir yazılı metin piyasada yok iken Bahçeşehir Üniversitesi tarafından 22.07.2005 tarihinde düzenlenen “ uzlaşma semineri ” nde konuşmacı olarak katılan Prof.Dr.Feridun YENİSEY, Professor Carolyn Chalmers ve uzlaşma konusunda uzmanlaşmış Avukat Trey BERGMAN ‘ın bu konudaki söylemlerinde ;uzlaştırıcılığın ayrı bir uzmanlığı gerektirdiğini , uzlaştırıcı olarak görev alacak olan Avukatın bu nedenle özel yeteneklere sahip olması gerektiği, uzlaştırma işlemlerinde hukuk bilgisinden ziyade insan ilişkileri,psikoloji ve iletişim teknikleri alanında bilgiye sahip olmanın daha önemli olduğunu, nitekim A.B.D.’nde uzlaştırma şirketlerinin bulunduğunu ve bu şirketlerde çalışan Avukatların sadece bu işle meşgul oldukları ve dava Avukatlığı yapmadıklarını beyan etmişler ve uzlaştırıcı olarak görev alan kişinin ;

            *Önüne gelen olayı, bir hakim veya bir savcı yahut bir Avukat gibi değerlendirme yapmamalı,

            *Önyargılı davranmamalı,

            *Sabırlı olmalı,

            *Diplomatik bir dil kullanmalı,

            *Vücut diline ve göz temasına önem vermeli,

            *Taraflara eşit mesafeli  ve saygılı davranmalı,

            *Tarafların güvenini kazanmalı,

            *En önemlisi dinlemesini bilmesi gerektiğinin üzeri vurgulanmıştı.

                                   2-5271 Sayılı C.M.K.nun 253/10.maddesi gereğince ; “ bu kanunda belirlenen hakimin davaya bakamayacağı haller ile reddi sebepleri ,uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde bulundurulur .“Bu hükme göre kişi ;

                        a)Suçtan kendisi zarar görmüşse,

                        b)Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,

                        c)Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoyundan biri ise,

                        d)Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlât edinme bağlantısı varsa,

                        e)Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil kan hısımlığı varsa,

                        f)Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa,

                        g)Aynı davada, yargı veya adlî kolluk görevi, müdafilik veya vekillik yapmışsa,

                        h)Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse,

                         ı )Tarafsızlığını şüpheye düşürecek diğer sebeplerin varlığı hâlinde, uzlaştırmacı olarak görev alamayacak ve görevlendirilemeyecektir (C.M.K.md.22 ve 24/1 kıyasen ).

                            F-SORUŞTURMA AŞAMASINDA UZLAŞMA :

                            1-Uzlaşma teklifinde kim bulunur ?                  

                                   Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması halinde,

                        a)Cumhuriyet Savcısı,

                   b)C.Savcısının talimatı üzerine adli kolluk görevlisi uzlaşma teklifinde bulunur(C.M.K.md.253/4).

                               Yasa metninden de açıkca anlaşıldığı üzere ;Cumhuriyet Savcısının açık talimatı olmaksızın adli kolluk görevlileri ,artık uzlaşma teklifinde bulunamayacaklardır.C.Savcısı 5271 Sayılı C.M.K.nun 161/3.maddesi gereğince ,adli kolluk görevlilerine talimatını yazılı ,acele hallerde sözlü olarak verecek,verilen sözlü talimat da en kısa sürede yazılı hale getirilecektir.

                                   2-Uzlaşma teklifi kime yapılır ?

                a)Şüpheli,

                        b)Mağdur veya suçtan zarar görene,

                        c)Şüpheli,mağdur veya suçtan zarar gürenin reşit olmaması halinde bunların kanuni temsilcilerine uzlaşma teklifi yapılır (C.M.K.md.253/4).

                    3-Uzlaşma teklifi nasıl yapılacaktır ?

                        a)Uzlaşma teklifinde bulunurken,kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları açıkca anlatılacaktır(C.M.K.md.253/5).

                b)C.Savcısı ,uzlaşma teklifini taraflara bizzat (doğrudan) yapabileceği gibi,gerektiğinde açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilecektir (C.M.K.md.253/4).

        aa-Açıklamalı tebligattan kasıt ,uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul ve reddetmenin hukuki sonuçlarının anlatıldığı bir yazının ilgilisine usulüne uygun tebliğ edilmesidir.

            bb-İstinabe yoluyla yapılacak uzlaşma teklifinde de  talimat yeri  C.Savcısı aynı işlemleri yerine getirecektir.

            cc-Ancak yapılan değişiklikle ,resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanuni temsilcilerine ulaşılamaması halinde ,uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturmanın sonuçlandırılacağı hükme bağlanmıştır (C.M.K.md.253/6).

                    4-Uzlaşma teklifine karşı verilecek cevap belli bir süreye tabi midir ?

                                   Şüpheli,mağdur veya suçtan zarar gören ya da bunların reşit olmaması halinde kanunî temsilcilerine doğrudan, açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde karar bildirmediği takdirde, teklif reddedilmiş sayılacaktır (C.M.K.md.253/4).

                                   5-Uzlaşmanın mahiyeti nedir ?

                                   Uzlaşma teklifinde bulunan C.Savcısı veya onun açık talimat üzerine adli kolluk görevlisi teklif de bulunurken  ; ilgilisine uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçlarını yasa (C.M.K.md.253/5) gereğince açıkca anlatmakla yükümlüdür.

                                   Buna göre ;uzlaşmanın mahiyeti ile uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçları bakımından şüpheliye, mağdura veya suçtan zarar görene ya da bunların reşit olmaması halinde kanunî temsilcilerine yapılacak açıklamada;

                        a)Uzlaştırma teklifini kabul ederek bu konuda karşı tarafla görüşmenin;

            aa-Suçu kabul veya haklarından vazgeçme anlamına gelmediği,

            bb-Görüşmeler sonucunda uzlaşmak zorunda olmadıkları,

            cc-Uzlaşmadan ve görüşmelerinden her zaman için vazgeçebilecekleri,

            dd-Vazgeçmenin hak kaybına yol açmayacağı,

            ee-Bu konudaki kararlarını özgür iradeleriyle vermeleri gerektiğini,

                        b)Uzlaştırma bizzat C.savcısı tarafından yapılabileceği gibi , uzlaştırmacı olarak C.savcısı tarafından barodan bir avukatın görevlendirilmesinin istenebileceği ya da hukuk öğrenimi görmüş bir kimsenin görevlendirilebileceği (C.M.K.md.253/9),

                        c)Uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün için de karar bildirilmediği takdirde, teklifin reddedilmiş sayılacağı (C.M.K.md.253/4),

                        d)Uzlaşma teklifi reddedilmesine rağmen, tarafların uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilecekleri (C.M.K.md.253/16), ancak teklif kabul edilmesine karşın uzlaştırma girişimi başarılı olmadığı takdirde bir daha uzlaştırma yoluna başvurulmayacağı (C.M.K.md.253/18),

                        e)Uzlaşma teklifinde bulunulmasının veya teklifin kabul edilmesinin, soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği(C.M.K.md.253/8), 

                        f)Uzlaştırma müzakereleri sırasında tarafların konuyla ilgili olarak yapacakları açıklamaların ve bu açıklamalara ilişkin belgelerin, hiçbir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamayacağı(C.M.K.md.253/20),

                        g)Uzlaştırma müzakerelerinin  gizli olarak yürütüleceği, uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar görenler ile bu kişilerin kanunî temsilcisi, müdafii ve vekilinin katılabileceği(C.M.K.md.253/13),

                        h)Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisinin ya da vekilin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılacağı (C.M.K.md.253/13),

                        ı )Uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığının ve edimin hukuka uygun olduğunun Cumhuriyet savcısı tarafından belirlendiği takdirde, uzlaşma raporu veya belgesinin hüküm ifade edeceği(C.M.K.md.253/17),

                        i )Uzlaşma gerçekleştiği ve edim def’aten yerine getirildiği takdirde, şüpheli  hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı verileceği(C.M.K.md.253/19),

                        j)Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde; C.M.K.nun 171.maddesindeki şartlar aranmaksızın şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verileceği, erteleme süresince dava zamanaşımının işlemeyeceği (C.M.K.md.253/19),

                        k)Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi halinde, ertelenen kararın ortadan kaldırılarak  kovuşturmaya yer olmadığına karar verileceği(C.M.K.md.253/19),

                        l)Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından, C.M.K.nun 171/4.maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılacağı(C.M.K.md.253/19),                                                                           m)Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat, eski halin iadesi veya diğer bir giderim davası açılamayacağı, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılacağı(C.M.K.md.253/19),

                        n)Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderlerinin Devlet Hazinesi tarafından karşılanacağı(C.M.K.md.253/22),

                        o)Uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama  giderlerinden sayılacağı (C.M.K.md.253/22),

                        ö)Şüphelinin edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesinin 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38.maddesinde yazılı ilam mahiyetinde belgelerden sayılacağı(C.M.K.md.253/19),

                        p)Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek Cumhuriyet savcısına verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresinin işlemeyeceği(C.M.K.md.253/21) yer verilir.

                    6-Uzlaşmada Uygulanacak Usul :

                a)Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin uzlaşma teklifini kabul etmesi halinde , C.Savcısı uzlaştırmayı bizzat kendisi gerçekleştirebileceği gibi,uzlaştırmacı olarak Avukat görevlendirilmesini Barodan isteyecek veya yönetmelikte belirlenen şartlara uygun hukuk öğrenimi görmüş kişiler arasından uzlaştırmacı görevlendirecektir (C.M.K.md.253/9).

                        b)Görevlendirilen uzlaştırmacıya ,soruşturma dosyasında yer alan ve Cumhuriyet savcısı tarafından uygun görülen  belgelerin birer örneği verilecek ve Cumhuriyet savcısı uzlaştırmacıya, soruşturmanın gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatacaktır(C.M.K.md.253/11). Hangi belgelerin verildiği, verilme tarihi ile soruşturmanın gizliliği konusundaki bildirimin yapıldığının tespiti açısından bir tutanak tanzim edilmesi gerekecektir.  

                        c)Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itiba­ren en geç otuz (30) gün için­de uzlaştırma işlemlerini sonuçlandıracaktır.Cumhuriyet savcısı bu süreyi en çok yir­mi (20) gün da­ha uzatabilecektir(C.M.K.md.253/12).Ancak uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilme olanağı olduğu da unutulmamalıdır(C.M.K.md.253/16).  

                        d)Uzlaştırıcının ,müzakereler için tarafları nasıl ve nereye davet edeceği ,adli binalarında uzlaşma müzakereleri için bir yer tahsis edilip edilmeyeceği, özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda uzlaştırmacının bilirkişi yardımından yararlanıp-yararlanamayacağı konularının C.M.K.nun 253/24. maddesine istinaden çıkarılacak yönetmelikte açıkca düzenlenmesi gerekmektedir.Bu konuda Adalet Bakanlığı’nın bir taslak çalışması bulunmaktadır.

                  e)Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülecektir.

      aa-Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir(C.M.K.md.253/13).

      bb-Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin haklı bir mazereti olmaksızın müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, ilgili taraf uzlaşmayı kabul etmemiş sayılacaktır(C.M.K.md.253/13).

      cc-Tarafların uzlaştırma müzakerelerine katılmaları, bu müzakereler sırasında yaptıkları açıklamalar, ibraz ettikleri belgeler veya bazı olayları ya da suçu kabullenmiş olmaları kendileri aleyhine herhangi bir soruşturma, kovuşturma­ ya da davada delil olarak kullanılamayacaktır(C.M.K.md.253/20).

                  f)Uzlaştırmacı,uzlaşma müzakereleri sonunda bir rapor hazırlayarak  kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte C.Savcısına verecektir.Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde ,tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanacaktır(C.M.K.md.253/15).  

                  g)C.Savcısı uzlaşmanın ,tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza edecektir(C.M.K.md.253/17).

                 7-Uzlaşmaya varılan edimin konusunu neler oluşturabilir ?

                        Adalet Bakanlığının C.M.K.nun 253.maddesinin 24.bendi gereğince hazırlayacağı yönetmeliğe ilişkin taslak çalışmalarında ; tarafların uzlaştırma sonunda ,belli bir edimin yerine getirilmesi şeklinde veya belli bir edim yerine getirilmeksizin de anlaşmaya varabileceklerini ,edim şekilleri olarak ;

                        a)Fiilden kaynaklanan maddî veya manevî zararın tamamen ya da  kısmen tazmin edilmesi veya eski hale getirilmesi,

                                               b)Mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü kişi ya da kişilerin maddî veya manevî zararlarının tamamen ya da  kısmen tazmin edilmesi veya eski hale getirilmesi,

                        c)Bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile yardıma muhtaç kişi ya da kişilere veyahut özel bir kuruluşa bağış yapmak gibi edimlerde bulunulması,

                        d)Mağdurun, suçtan zarar görenin veya bunların gösterecekleri üçüncü şahsın yanında veya kamuya yararlı bir işte ya da ücretsiz olarak bir kamu kurumunun veya kamu yararına hizmet veren bir özel kuruluşun belirli hizmetlerinde geçici süreyle çalışılması veyahut topluma faydalı bir birey olmasını sağlayacak bir programa katılması gibi diğer bazı yükümlülükler altına girilmesi,

                        e)Mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi şeklinde bir  belirleme yapabilecekleri kabul edilmektedir.

                    8-Soruşturma Aşamasında Uzlaşmanın Hukuki Sonuçları ;

                          a)Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (C.M.K.md.253/19-c.1).

                  b)Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, C.M.K.nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir(C.M.K.md.253/19-c.2).

                  c)Erteleme süresince zamanaşımı işlemez(C.M.K.md.253/19-c.3).

                  d)Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi halinde, ertelenen karar ortadan kaldırılarak  kovuşturmaya yer olmadığına ka­rar ve­rilir(C.M.K.md.253/19-c.1).

                  e)Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,C.M.K.nun 171.maddesinin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır(C.M.K.md.253/19-c.4).

                  f)Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır(C.M.K.md.253/19-c.5).

              g)Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır(C.M.K.md.253/19-c.6).

                                G-KOVUŞTURMA AŞAMASINDA UZLAŞMA :

                                    1-5271 Sayılı C.M.K.nun 174.maddesinin 1/c bendinde; uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkca anlaşılan işlerde ,uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen iddianamenin C.Başsavcılığına iadesine karar verileceği açıkca hükme bağlanmıştır.Buna rağmen ,

                        a)C.M.K.nun174/1. maddesinde belirtilen süre içinde mahkemenin iade kararı vermemesi,                    

                       b)Veya suçun niteliğinin yargılama sırasında değişmesi halinde ,kovuşturma aşamasında da uzlaşma usulünün uygulanma ihtimali bulunmaktadır.

                                    Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğu anlaşılması halinde ,uzlaştırma işlemleri C.M.K.nun 253.maddesinde belirtilen esas ve usule göre mahkeme tarafından yapılacaktır (C.M.K.md.254/1).

                                               2-Kovuşturma Aşamasında Uzlaşmanın Hukuki Sonuçları ;

                  a)Uzlaşma gerçekleştiği takdirde, mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini def’aten yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir (C.M.K.md.254/2-c.1).

                  b)Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde; sanık hakkında, C.M.K.nun 231 .maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir(C.M.K.md.254/2-c.2).  

                  c)Geri bırakma süresince zamanaşımı işlemez(C.M.K.md.254/2-c.3).

                  d)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmesi halinde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak  davanın düşmesine karar verilir(C.M.K.md.254/2-c.1).

                  e)Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, mahkeme tarafından,C.M.K.nun 231 .maddesinin onbirinci fıkrasındaki şartlar aranmaksızın, hüküm açıklanır(C.M.K.md.254/2-c.4).

            f)Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma(kovuşturma) konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır(C.M.K.md.253/19-c.5 kıyasen).

            g)Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır(C.M.K.md.253/19-c.6 kıyasen).

 

                                H-UZLAŞTIRMACI ÜCRETİ ve GİDERLER :

                  a)Uzlaştırmacıya Cumhuriyet savcısı tarafından çalışma ve masraflarıyla orantılı bir ücret takdir edilerek ödenir(C.M.K.md.253/22-c.1).

                  b)Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır (C.M.K.md.253/22-c.2).            

                  c)Uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır.

                  d)Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri Devlet Hazinesi tarafından karşılanır(C.M.K.md.253/22-c.3).

                  e)Uzlaşma Yönetmeliği taslak çalışmalarında ;çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde uzlaştırma sırasında görevlendirilen bilirkişiye emek ve mesaisine karşılık olarak yine Cumhuriyet savcısı tarafından  takdir edilecek bir ücret ödenir. Bu ücret, di­ğer uzlaştırma giderlerinden sayılacağı şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

 

                               I-KANUN YOLLARI :

                              Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak 5271 Sayılı C.M.K ’nunda öngörülen kanun yollarına başvurulabilinecektir (C.M.K.md.253/23).

 

                              İ-AÇIKLAMA;

                                   Bu makale, 5237 sayılı T.C.K ve 5271 sayılı C.M.K. ile hukukumuza giren uzlaşma kurumu konusunda kişisel incelemelerim neticesinde elde ettiğim sonuçlarını içeren ve herhangi bir bilimsellik iddiası olmayan bir çalışmadır.           

                                   Meslektaşlarıma faydalı olması dileğiyle saygılar sunarım.01.05.2007

 

                                                                                               Av.Ayhan Nuri ÜNAL

                                                         Aydın Barosu Yönetim Kurulu Üyesi                                                                                                                       C.M.K.Yürütme Kurulu Bşk.

 

* Av. Ayhan Nuri ÜNAL 1970 Siirt Beşhiri Doğumlu, Hakim bir baba ve öğretmen bir annenin oğlu olan Av. Ayhan Nuri ÜNAL,İlk ve Orta öğrenimini yurdun değişik yerlerinde tamamladı.Ankara Hukuk Fakültesinden mezun olan meslektaşımız. Aydın Barosu Yönetim Kurulu üyesi ve Aydın Barosu CMK yürütme kurulu başkanı. Evli ve bir erkek çocuk babası olan meslektaşımız halen Nazilli ilçemizde eşi ile birlikte serbest avukatlık yapmakta.

ANA SAYFA